|
Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun, ancak onlar doğru yoldadırlar." (Yâsin: 21)
Âyet-i kerime mucibince doğru yolda olduğumuzu size bildirmek için, hakikati söylediğimizi anlamanız için, Allah-u Teâlâ'nın emrinde ve Resulullah Aleyhisselâm'ın yolunda bulunduğumu ispat için böyle yapıyorum. Hiç bir dünyevî menfaatim yoktur, gayem rızâ-i ilâhî'dir.
Şöyle ki;
Huzûr-u ilâhî'ye çıktığım zaman, Rabb'ül-âlemin: "Ey kulum! Dinimi paramparça yapmak isteyen, ümmet-i Muhammed'i paramparça yapan bölücüleri görmedin mi? Onlara karşı ne gibi bir müdahalen oldu?" suâline karşı: "Ya Rabb'el-âlemin! Ümmet-i Muhammed'e yönelen fitne ateşini elimden geldiği kadar söndürmeye çalıştım. Kullarını Allah ve Resul'ünde toplamak ve birleştirmek için takatim nispetinde gayret ettim. Hoşnutluğunu kazanmak için bölücü ve kâfirlerle çatır çatır savaştım. Hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmedim ve yalnız ve yalnız senden korktum. Aslâ hiç kimseden birşey beklemedim." diyebileyim.
Allah-u Teâlâ'nın bu Âyet-i kerime'nin tecelliyâtına mazhar etmesi, bu ilâhî lütfa nâil kılması, benim için dünyalara değişilmez. Bu yolda bulunduran sahibime sonsuz şükürler olsun! Allah'ım bu yolda bulundursun, bu yolda alsın.
Allah-u Teâlâ'nın hükümlerini hatırlatmak, ikaz ve irşad etmek vazifemiz olduğu için yapıyoruz.
Bu vazife bize Resulullah Aleyhisselâm'dan miras olarak gelir. Ondan ve onun soyundan geldiğim için.
Bütün bu lütuf, feyiz ve bereket, bu ilim bize ondan geliyor. Bu rahmete nâil olmam, onun yolunda ve izinde bulunmamdan ötürüdür.
•
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde:
"O sizi seçti." buyuruyor. (Hacc: 78)
Sevdiği için, seçtiği için, öne sürdüğü için Rabb'ime sonsuz şükürler, Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-ine de sonsuz salât-ü selâmlar eylesin.
Âyet-i kerime'de:
"İzzet Allah'ındır, Allah'ın Peygamber'inindir ve bütün müminlerindir." buyuruluyor. (Münâfikûn: 8)
Ona izzet asaleten verilmiştir. Ümmetine ise ona tâbi oldukları için, yolunda bulundukları için verilmiştir.
Bu lütüf ve ikrama nâil olabilmekten daha üstün ne olabilir? Siz neye aldandınız, neye kapıldınız? Dünyanın süsüne lüksüne, lezzetine mi kapıldınız da şeytana uydunuz? Siz şeytan ile ve ilâhlarınızla övünürken, hiç şüphe yok ki Var ile övünürüm, varlığımdan utanırım. Benim tek övündüğüm Hazret-i Allah ve Resulullah Aleyhisselâm'dır.
İman ile küfür kesin olarak ayrılmıştır. Ben size imandan bahsediyorum ve irşad etmeye, ikaz etmeye çalışıyorum. Allah-u Teâlâ dilediğine hidayet verir, saâdetine eriştirir; dilediğine vermez, küfür batağında bırakır.
•
Bir Âyet-i kerime'de:
"Onlar yaratıkların en iyileridirler." buyuruluyor. (Beyyine: 7)
Nebiler ve resuller ümmetlerine birer atiyyedir. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise bir hediyedir. Atiyye muhtaç olanlara verilir, hediye ise sevilenlere verilir.
Bir Hadis-i şerif'te ise:
"Ümmetim, ümmetlerin en hayırlısı kılındı." buyurulmaktadır. (Ahmed bin Hanbel)
Allah-u Teâlâ bu ümmeti en seçkin ümmet yapınca; onlara dinlerin en mükemmelini, yolların en güzelini bahşetmiştir.
Son peygamberin ümmeti oldukları için toprakta kalmaları az olacak, cennete bütün ümmetlerden önce girecekler, cennet sakinlerinin pek çoğu bu ümmetten olacaktır.
"Bizler en sonra gelmişken, kıyamet gününde en başa geçecek olanlarız." (Buhârî)
OMER ONGUT,
|